Saygıdeğer Halkımıza Duyarlılık ve Yardım Çağrısı

Mehmet DENİZ

İnsanlık, İki Dünya Savaşı’nın acısını derinden yaşadı. Şuan benzer şekilde coğrafyamızda ve Dünya’nın birçok yerinde iç kargaşa, savaş ve insanlık trajedisi yaşanmaktadır. İçine sürüklendiğimiz 3.’sünün acısı daha acıklı olacaktır.

21. yüzyılda bilişim, eğitim ve iletişimin vardığı seviyeden ötürü insanlık onuru ve yaşam hakkını yok eden bu savaş ve barbarlığı anlamakta güçlük çekmekteyiz. Ancak bizlerin de az-çok bunda katkısı olduğu da bir gerçektir. 

Bu trajediyi en çok Irak ve Suriye’de yaşayan Türkmenler, Ezidiler, Asurîler, Keldaniler, Süryaniler, Kürtler, Ermeniler ve Araplar yani Mezopotamya ve Ortadoğu’nun kadim halkları yaşamaktadır. Tarihçilerin kabul ettiği gibi, Mezopotamya ve halkları Dünya’nın ortak mirası ve uygarlığın günümüze gelişinin kaynaklarıdır.

Bugün de aynı kaderi paylaşan Suriye ve Irak halkları kıyımdan kurtulmak için ülkemize sığınmış yardım beklemektedir. Onlar komşumuz, akrabamız, misafirimiz ve insandırlar. 

Yerlerinden kopmuşluğun verdiği umutsuzluk, yalnızlık, işsizlik ve çaresizlik dolaysıyla korku ve panik yaşamaktadırlar. Gelecek endişesi nedeniyle özenli davranmayabilir, bizleri rahatsız edebilirler. Onlara çözüm odaklı bakmamız gerekmektedir.

Ayrıca sığınmacıları bu şartlarda geri gönderemeyeceğimiz ortadadır.  Özetle durumun doğru yönetilmeye ihtiyacı vardır. 

Bunun için;

Sığınmacılara bir statü verilmelidir. Kendileri ve araçları kayıt altına alınarak, hepsine eşit, adaletli ve insani yaşam kampları oluşturmalıyız.

Kendilerine dış kaynaklı ve insanlık dışı kıyım yapan IŞİD gibi suç örgütlerine karşı özen gösterilmelidir. Akaryakıt kaçakçılığı gibi suç örgütlerine gelir sağlayan kaynaklar engellenmelidir.

Giriş ve çıkışlar kaçak yollardan değil, Habur, Nusaybin, Ceylanpınar, Kilis ve Cilvegözü Gümrük Kapılarımızın tümü açık tutularak devlet kontrolü ile sağlanmalıdır.Göçe neden olmadan insani yardımın kendi yerlerinde yapılmasına kolaylık getirilmelidir. Tek başına Habur ve Cilvegözü Gümrük Kapısı çözüm için yeterli değildir.

Aynı şekilde tüm kapılardan karşılıklı dış ticaret imkânı yaratılarak normal hayata dönüşü kolaylaştıracak ortam sağlanmalıdır. Özellikle dış ticaretimizin mevcut yapısını koruması Güney Irak ve körfez yolunun açık tutulması gerekir. Bu amaçla alternatif ulaşım imkânları yaratılmalıdır. Bunlar da İran’la sağlanacak mutabakatla, Süleymaniye-Başmak-Mehran veya Gürbulak-Mehran olabilir.

Çalışabilir olanlara geçici bir statü ile iş imkânı verilmelidir.  Kaçak ve kayıt dışı çalışan, yol boylarında ve inanç merkezlerinde dilenen bu insanlara, insan onuruna yakışır şekilde milletçe sahip çıkmalıyız.  

Biz iş insanları, devletimizin yükünü paylaşarak ve belirlenecek bir statüye göre onları doğal dengeyi bozmayacak şekilde işe alar

ak problemin çözümünü kolaylaştırabiliriz.

 

- 2 -

2008’den beri yaşanılan kriz en gelişmiş ülkeleri bile zorlarken, ülkemiz bu krizden başta Irak sayesinde büyüyerek ve zenginleşerek çıktı. 10 milyar doları bulan dış ticaretimizindurma noktasına gelmesi ve bu ülkelerdeki kadim halkların varlığı ve tarih bilincimiz dolaysıyla Irak’a kayıtsız kalamayız.

Yıllarca süren diktatörlük, savaş ve son IŞİD tarafından dayatılan Suni Araplaştırma etnik ve dini bir temizlik, Irak ve Suriye’de yaşayanları canından bezdirmiştir. Kadim farklılıkları zenginlik görme yerine çatışma nedeni yapan bir yapı da mevcuttur.

Bölgede güvensizlik ve iç çatışma dini ve etnik bölgelerin oluşmasına neden olmuştur. Birlikte eşit yurttaşlık temeli içinde yaşamaları mümkün olmadığı takdirde çatışmasız çözüm yolu bulunması ülkemizin menfaatleri bakımından gereklidir.

Sonuç olarak, bu ülkelerden ülkemize sığınan veya kendi ülkelerinde yaşam mücadelesi veren kıyım mağdurlarına her türlü ayrımcılıktan uzak, insani bakış açısı ile yardım etmeliyiz.

BİZ TÜRKİYELİ İŞ İNSANLARI, STK’LARIMIZ VE HALKIMIZ İLE BİRLİKTE; NAKDİ VE AYNI BİR İNSANİ YARDIM KAPANYASI BAŞLATACAĞIZ.Yardımlarınızla birlikte, devletimizden, yerel yöneticilerimizden, STK’lardan ve halkımızdan, Suriye ve Irak’ta yaşanan dram ve kıyım dolaysıyla kaçarak ülkemize sığınanlara duyarlılık ve destek arz ediyoruz.

 

Saygılarımızla.

 

Mehmet DENİZ

MESİAD Yönetim Kurulu Adına Başkanı