Kobilerde Kurumsal Kültür ve Yönetişim Bölüm 1 Yazı 2

Galip Yüksel

Kobi Tanımı: 04 Kasım 2012 tarihli ve 28457 sayılı resmi gazetede yapılan tanıma göre:

a)Mikro işletme: On kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri bir milyon Türk Lirasını aşmayan işletmeler.

b)Küçük işletme: Elli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri sekiz milyon Türk Lirasını aşmayan işletmeler.

c)Orta büyüklükteki işletme: İkiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri kırk milyon Türk Lirasını aşmayan işletmeler.”

Bunu bir tabloda görürsek:        

Kriter

Mikro Ölçekli Kobi

Küçük Ölçekli Kobi

Orta Ölçekli Kobi

Çalışan Personel Sayısı

≤ 10

≤ 50

≤ 250

Yıllık Net Satış Hasılatı

≤ 1 Milyon TL

≤ 8 Milyon TL

≤ 40 Milyon TL

Yıllık Mali Bilanço Toplamı

≤  1 Milyon TL

≤ 8 Milyon TL

≤ 40 Milyon TL

 

Avrupa Birliği’nde (AB) bu rakamlar biraz farklıdır.

Kriter

Mikro Ölçekli Kobi

Küçük Ölçekli Kobi

Orta Ölçekli Kobi

Çalışan Personel Sayısı

≤ 10

≤ 50

≤ 250

Yıllık Net Satış Hasılatı

≤ 2 Milyon Avro

≤ 10 Milyon Avro

≤ 50 Milyon Avro

Yıllık Mali Bilanço Toplamı

≤ 2  Milyon Avro

≤ 5 Milyon Avro

≤ 43 Milyon Avro

 

Tablolar: http://www.kobi.org.tr sitesinden alınmıştır.

Türkiye şartlarında mikro ve küçük ölçekli Kobilerin sürdürülebilir büyüme için ihtiyaç duyacakları uygulama kurumsal yönetim ‘corporate governance’ değildir. Bunların, kendi şartlarına göre ‘daha iyi yönetim’ uygulamaları yapmaları gerekir.

Orta ölçekliler kendi durumlarını gözden geçirip düşünebilirler.

Sürdürülebilir büyüme aynı zamanda yönetilebilir, rekabet edebilir ve kârlı olmalıdır.

Daha iyi yönetim dediğimiz aslında firmayı yönetişime hazırlayabilecek başlangıç uygulamalarıdır. Her ölçekli Kobi tarafından yapılabildiği kadar yapılmalıdır.

Bunun nasıl olacağını ilerdeki bölümlerde yol haritası olarak göreceğiz.

Kurumsal Oldukları halde batan firmalardan bazıları:

Yatırım Bankası Lehman Brother’sın iflası 15 Eylül 2008 tarihinde açıklandığında varlıkları toplamı 691 milyar usd idi.

Telekom şirketi Worldcom 21 Temmuz 2002 de iflasını açıkladığında varlıkları 104 milyar usd idi.

General Motors 06 Ocak 2009 da iflas korumaya başvurduğunda varlıkları 91 milyar usd idi. Borçları ise 173 milyar usd. Bazı markalarını elden çıkararak üretimine devam edebildi.

Chrysler de Mayıs 2009 da iflas korumaya başvurdu. Varlıklarının büyük bir kısmını İtalyan Fiat’a satarak faaliyetini sürdürdü. 2014 de tamamen Fiat’ın oldu.

Enron enerji dağımı üzerinde yoğunlaşmış bir şirketti. Varlıkları 65 milyar usd idi. Aralık 2001 de iflasını istedi. 2000 yılı gelirleri 100 milyar usd’yi geçiyordu.

Enron’un denetimini ünlü bağımsız denetim firması Arthur Andersen yapıyordu. Bu firma Türkiye’de de çok başarılı eğitimler veriyordu.

Bu firmaların tamamı kurumsal firmalardı.

Yaptıkları bazı uygulamalar ders kitaplarında anlatılırdı.

 

Kurumsal yönetim danışmanlarının sıklıkla telaffuz ettiği swot, pestel, bsc, tky/tqm, efqm,  pukö/pdca, smarts, 6 sigma, sipoc,  gibi daha birçok kelimeler/baş harfleri vardır.

Bu batan firmalarda adı geçen uygulamalar fazlası ile yapılırdı.

Batışlarda ortaya çıkan gerçek, bunları yapmanın yetmediği, başka bir şeylere daha ihtiyaç duyulduğudur.

Ancak bu batışların ‘corporate governance’ çalışmalarının ilgi çekip yaygınlaşmasında etkili olduğunu söyleyebiliriz.

Kurumsallıkla, Kurumsal Yönetimin aynı şey olmadığını da söyleyebiliriz.

Sonraki yazı: Bölüm 1 Yazı 3